Yeni Başlangıçlar
Yeni yıl, umutlarla dolu bir başlangıçtır. Bu denemede Sümeyra Tobi, yılbaşına dair samimi niyetler ve geçmişin yükleriyle yüzleşme üzerine bir bakış açısı sunuyor. Geçmişi unutmadan yeni güzelliklere adım atmaya dair bir deneme.
DENEMEEDEBIYAT
Sümeyra Tobi
1/31/20264 min read
Ayrılıklar ve Yeni Başlangıçlar: Hüzün ve Umut
Ayrılıkların mevsimi yoktur derler ama ben hep yıl sonlarında yoğunlaştığını hissederim. Belki de takvim yapraklarının inceliğiyle ilgilidir; sanki hafif bir rüzgârda bile kopup gidecek kadar kırılgan olur insanın içi. Yıl bitmeye hazırlanırken geçmişin gölgeleri daha uzun düşer, sesler daha derinden gelir. İşte böyle bir akşamdayım. Fonda Liberta şarkısı çalıyor—o özgürlük vaadini her notasında fısıldayan şarkı—ve elimde bir boza, o tipik tarçın kokusuna sığınmışken içimde hüzünle neşe, iki eski dost gibi yan yana oturuyorlar.
Bir Ritüel Gibi: Boza ve Tarçın Kokusu
Bozayı karıştırırken çıkan o minik tıkırtı bile bir ritüele dönüşüyor. Tarçın, hafifçe havalanıyor; içimi ısıtan bir masal anlatıyor sanki. Bir yıl daha geçiyor işte. Biten ilişkiler, kapanan defterler, yarım kalan cümleler… Hepsi yavaşça gelip dizimin dibine oturuyor. Bir bakıyorum, ayrılıklar bile artık öfkeyle değil, olgun bir sükûnetle kendini hatırlatıyor. Meğer zamanın yaptığı en büyük iyilik, bazı acıların sivri kenarlarını törpülemekmiş.
Ama yine de, hüzün dediğin kolay kolay sahneden inmiyor. Bir bakıyorsun bir şarkının en ince yerinde ansızın beliriyor, bir bakıyorsun tam gülecekken omzuna dokunuyor. Fakat bu akşam farklı. Bu akşam, Liberta’nın o içten yükselen özgürlük çağrısı var ya… Hüzün bana eşlik etmeye çalışsa da neşe hep bir adım daha önde yürümekte ısrar ediyor. Çünkü ayrılıkların ardından gelen o minik boşluk, aslında yeni bir hayatın ilk nefesi.
Yeni Yılın Eşiği: Geçmişle Gelecek Arasında
Yeni yılın gelişi işte böyle bir şey sanırım: Kesinliklerin çözülüp ihtimallerin belirginleştiği bir eşik. İnsan kendini bir merdivenin ortasındaymış gibi hissediyor; çıktığı basamaklara bakınca yorgunluk, çıkacak olduklarına bakınca hem ürperti hem heyecan…
Yine de içimde bir kıpırtı var. Belki de Liberta’nın ritmine uyup, arkamda bıraktığım ayrılıkların içinden usulca sıyrılmanın zamanı geldi. Yeni yılın ışıkları şehrin sokaklarına düşmeye başlamış bile. Her pencere aralığından başka bir umut süzülüyor. İnsanların yüzlerinde o hafif gergin ama tatlı beklenti ifadesi… Sanki bütün dünya, aynı anda “Hadi bu sefer daha iyi olsun,” diye iç çekiyor. Ve ben de kendimi bu kolektif nefese dahil olmuş buluyorum.
Çocuklar da o anın en saf ve en umut dolu halleriyle sokaklarda, pencerelerde belirmeye başlıyor. Onların gözlerindeki ışık, yeni yılın getireceği mucizelere duydukları inanç kadar parlak. Yılbaşı akşamı, birçoğu için sadece bir takvim değişiminden ibaret değil; onlar için her şey yeniden başlıyor, her umut bir oyun, her neşe bir keşif. O minik kalplerin içinde, geçmişin yükleri henüz ağır değil; her şey bir oyun, her şey bir masal. Belki de yeni yıl onlara, biz yetişkinlere göre daha kolay geliyor. Biraz da bu yüzden, onların gözlerindeki o saf ışık, bizlere unuttuğumuz umutları hatırlatıyor.
Ayrılıkların Ardında: Yeni Başlangıçların Fısıldadığı Sözler
Bozanın tadı damağımda, tarçının keskin ama tanıdık kokusu burnumda… İçimde bir şey kıpırdıyor. Belki yeni yıl denen şey tam olarak budur: Sıcakla soğuğun, hüzünle neşenin, geçmişle geleceğin birbirine karıştığı o tatlı eşik. Ayrılıkların bıraktığı boşluk, yeni başlangıçların doğacağı alanı açıyor aslında. Bunu fark edince insanın içi biraz daha genişliyor.
Derin bir nefes alıyorum. Bitenlere teşekkür ederek başlayacak olanlara yer açarım belki bu akşam. Çünkü artık biliyorum: Hayat, taşıyamadıklarını geride bırakabileceğini fark ettiğinde hafifliyor. Liberta çalmaya devam ederken, şarkının her yükselişinde içim de biraz daha aydınlanıyor. Belki bu yıl daha az telaş ederim. Daha çok kendime döner, daha çok sever, daha çok an’ın içinden konuşurum. Belki bu kez hüzünle neşeyi aynı kupada buluşturmayı başarırım. Ve belki ilk kez, ayrılıklardan korkmadan yeni başlangıçlara gerçekten “merhaba” derim.
Yeni Bir Nefes: Hüzün ve Neşenin Arasında
Gece ağır ağır ilerlerken elimdeki bozadan son bir yudum alıyorum. Tarçın dilimi yakmadan önce hafifçe gülümsüyorum. Çünkü fark ediyorum ki: Hüzün geçici, ama umut—hele bugünlerde—inanılmaz dirençli. Yeni yıl yaklaşırken içimde yükselen o küçük ses yine fısıldıyor. “Hüzün geçer… Neşe kalır. Sen yeter ki tutunacak bir melodi bul.”
Sümeyra Tobi
2026, İstanbul